13 Nisan 2012 Cuma

yeni yerler

Uzun zamandır vakit ayıramadım. Aslında elimde
biriken baya bişeyler oldu bugün en heycanlı yolculuğumuzdan bahsedicem hatırlarsanız ocak ayında Ankaradan Amerika vizelerini sorunsuz bişekilde almıştık iş yerinden de haziran için izinmizi aldıktan sonra uçak biletlerimizi araştırmaya başladık www.kayak.com www.delta.com www.thy.com gibi birçok benzeri sitelerden de araştırma yaptık ancak en uygun bileti www.expedia.com sitesinden bulduk uçak istanbul new york direk aktarmasız ve yüksek sezon olmasına rağmen sadece 1050 dolar karşılığında 2 kişi gidiş dönüş biletlerimiz aldık Delta havayolları ile gidicez işin en zor kısmını atlattık derken otel bulmanın hiç bu kadar zor olacağını düşünmemiştik hosteller çoktan dolmuş oteller çok pahalı derken http://ymcanyc.org sitesinden bulduk kalacağımız yeride.Zaten gezmekten yorgun düşücegimiz için uyumakta problem çekmeyiz diye düşünüyorum
Diğer bir nokta ise New Yorkta gezmemizi kolaylaştırıcak new york pass diye bir kart var bizde ki müze kart gibi tabi bu baya bi gelişmişi sıra bekleme bilet kuyruğuna girmek gibi birçok yükten kurtarıyor ayrıca daha hesaplı bu kartıda aldıktan sonra ufak tefek ayrıntılar kalıyorki onlarıda en kısa zamanda halledicez .

1 Mart 2012 Perşembe

nefis peynirli pogacalar

malzemeler
  • 1 adet oda sıcaklığında yumurta
  • 150 gram margarin
  • 1 silme tatlı kaşığı mahlep (mutlaka olmalı)
  • 1 tatlı kaşığı tuz 
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 adet yaş maya
  • 1 çay bardağı oda sıcaklığında süt
  • 3 bardak elenmiş un
içi için
  • 300 gram beyaz peynir
  • maydonoz
üstü için
  • 1 yumurta sarısı
  • 1corba kaşığı pekmez
Tüm malzemeleri un hariç bir kapta iyice karıştırarak erimesini sağlayın
Unu ilave edip 6 dakika pürüssüz bir hamur elde edene kadar iyice yoğurun
Hamurun üstünü kapatıp ılık bir ortamda mayalanmay bırakın(altına sıcak su olan bir kabın üstüne hamuru kabıyla koyarsanız su soğuyana kadar hamur iyice mayalanıyor)
Yağlı kağıdın üstüne mısır unu serpin
Hamuru 16 eşit parcaya ayırın
Elinizle yuvarlak şekil verip içine hazırlamış olduğunuz peynirli maydonozlu harcı koyun
Tekrar kapayıp kenarlarınıı bastırın
Bu şekilde de poğaçalarınızı 30 dakika daha dinlendirin
Üzerine bir yumurtanın sarısı 1 çorba kaşığı pekmezi karıştırıp üzerine sürün
Çörek otu ve susamı serpin
180 derecelik fırında pişirin
Afiyet osun





9 Şubat 2012 Perşembe

pudingli kurabiye

Çok sevdiğim komşum Zerrin Ablamın tarifi
Doğum yapan arkadaşımı hastaneye görmeye giderken  yapmıştım süslemeyide unutmadım tabi:)
Şimdiden deneyecek olan arkadaşlara afiyet olsun lezzetli bir tarif....

Pudingli Kurabiye
 malzemeler   
  • 2 adet yumurta  
  • 1 çay bardağı sıvı yağ     
  • yarım paket oda sıcaklığında margarin
  • 1çorba kaşığı nişasta
  • 1 kahve fincanı pudra şekeri
  • 1 adet muzlu puding
  • 3 su bardagı un
  • kabartma tozu
  • vanilya


tüm malzemeler hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğrulur kalıpla şekil verilebilir yada elle yuvarlaklar yapılıp hafifce bastırılır ben yıldız ve erkek bebek şeklindeki kalıplarla kesip üstüne çikolata parçaları koydum 175 derece sıcaklıktaki fırında pembeleşinceye kadar pişirdim

3 Şubat 2012 Cuma

SURİYE-ŞAM GEZİ NOTLARI(TEMMUZ 2010)

               Yüzyıllarca aynı coğrafyada, aynı tarih, aynı görünüşe, aynı dile, aynı kültüre sahip bir toplumun çocuklarıyız. Yıllarca savaşlar, barışlar ve kardeşliklere sahip olduk. Ancak şimdi ne olduysa aynı coğrafyanın çocukları birbiriyle İngilizce anlaşıyorlar bu bana çok acı geliyor. İşte bütün bunlar bize cesaret verdi ve ilk yurt dışı tecrübemize buradan başlamaya karar verdik.
               Antalya’dan THY’nin direk uçuşuyla yaklaşık 1,5 saatte Şam’a vardık. Uçaktan inişimizle kendimizi bir zaman tünelinde hissettik. Yaklaşık 20-30 yıl öncesine dönmüşüz gibi geldi. Bu arada şunu da belirtmeliyiz ki eşim ve ben tek bir Arapça kelime bilmiyoruz. Şam’da kalınabilecek bir kaç tane 5 yıldızlı otel mevcut.Bunlar Four Seasons,Dedeman ve Sheraton oteli.Biz Sheraton’da 4 gün boyunca konakladık.Otele son model bir taksiyle gittik ve çok da pahalı değildi.Taksici ile sohbetimizde araçların Kore malı olduğunu ve bu yüzden çok ucuz olduğunu söylediler.Benzinin fiyatını size hiç söylemiyorum zaten …Otel girişten odalara kadar mırra kokuyordu.

                Sokaklar çok büyüleyici idi. Zamanda geriye gitmiş gibiydiniz. Çarşıda dolaşırken Türk olduğumuzu anlıyor selam veriyorlardı. Bazen tatlı bazen çay ısmarlıyorlardı. Az İngilizce ve Türkçeleri ile ‘biz kardeş, brother’ diyenler oldu. Türklüğümden çok gururlandım ve duygulandım. Gitmek istediğimiz yerleri Arapça bilmediğimizden dolayı bulmakta zorlandık. Ama yardım etmek için bazen bir arkadaşını yan esnafı çağırıyor yardım etmeyi deniyorlardı.
                 Belirli bir saatten sonra taksi bulmak çok zor.Çünkü günlük ihtiyaçlaını kazandıktan sonra işlerini bırakıp ailelerinin yanlarına dönüyorlar ve çarşıya dolaşmaya çıkarıyorlarmış..
Şam’da şunları yapmadan dönmeyin;
-Kemal Baba lokantasında leziz yemekleri deneyin(Ticaret bankasının yanındaki binada 2.katta)
-Hamidiye çarşısını gezin(burası İstanbul da ki kapalı çarşıya benziyor)

-Hamidiye çarşısındaki dondurmacıdan dondurma yiyin,(bakdash )
-Şehitler anıtını ziyaret edin (Türkiye’den Şam’a gitmeye çalışan ancak uçakları Suriye topraklarına düşen ilk Türk hava şehitleri. Emevi caminin hemen yanında yer alır)

-Emevi camii(Yeryüzündeki en eski ve en büyük camilerden bir tanesi. Romalılar buraya bir Jüpiter tapınağı inşa ederler, Hıristiyanlığın gelişi ile tapınak kiliseye çevrilir. Son olarak Osmanlıların buraya gelişi ile kilise camiye çevrilir. Ancak doğusunu Müslümanlar batısını ise kilise olarak Hıristiyanların kullanımına izin verilir. Hristiyan mozaiklerine kesinlikle dokunulmamış ve hala durmaktadırlar. Caminin 3 minaresi vardır. Bir rivayete göre Hz. İsa’nın zamanı geldiğinde buraya ineceğine inanılır. Hz. Yahya’nın kabri ve Hz. Hüseyin’in başı burada bulunur. Dört tane mihrabı bulunan Emevi Camisi'nde dört mezhebin imamlarına ait dört tane de minber var. Namaz vakitlerinde Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbelî imamlarından herhangi biri gelerek cemaate namaz kıldırıyor.Türkiye de camiden girerken baş örtülür ve ayakkabı çıkartılır ancak orada bahçesine girerken başını ört,p ayakkabılarınızı çıkartıyorsunuz...

-Selahaddin Eyyubi’nin türbesi(Emevi caminin hemen yanında yer alır)

-Süleymaniye külliyesi(Sultan Vahdetinin ve ailesinin mezarı yer alır)
-Azim Palas Esat Paşa Sarayı(1750 yılında Osmanlı döneminde Şam Valisi olan Esat Paşa el-Azim tarafından yaptırılmış ve günümüze kadar korunmuştur. Bir bilet ile tüm sarayı gezebiliyorsunuz.
-Hicaz Tren İstasyonu(Sultan Abdülhamidin en büyük hayali. Kutsal topraklara giden hacıların yolculukları kolaylaşması, bölge denetiminin sağlanması ve askerlerin rahatça ulaşabilmeleri için yaptırmıştı.)

-Çarşı içinde ara sokaklara kendinizi bırakın kaybolmazsınız. O güzel mistik hava içinize kadar işlesin. Ara sokaklarda çok güzel lezzetler gizli. Tatlılar, pideler, döner vb.ler mevcut.
-Küçük dükkânlarda süt ve peynir ürünleri bulduk çok ucuz ve lezzetliydiler..
-Son olarak mutlaka dönerken nefis tatlılardan almayı unutmayın...(şerbetsiz baklava)

            Bu güzel seyahati maalesef şu an size tavsiye edemiyorum. Çünkü Suriye’deki ve özellikle Şam’daki iç karışıklık sıkıntı yaratabilir. Umuyorum en kısa zamanda hem aramızdaki buzlar çözülür hem de Suriye topraklarına huzur ve barış tekrar hakim olur….

24 Ocak 2012 Salı

AMERİKA SEYAHATİ 2

   Bir önceki yazımda hazırlık evresini anlatmıştım şimdi tüm bu hazırlıkları işleme koyma zamanı geldi.
Randevu gününde randevu verilen saatten yaklaşık 20 dakika önce konsoloslukta olmanız gerekiyor yanınıza büyük çanta, laptop,fotograf makinesi almamanızı öneririm çünkü bunları emanete bırakabileceginiz bir yer yok ancak çevredeki büfeden rica edebilirsiniz cep telefounu içeriye almıyorlar ancak güvenlikte bırakabiliyorsunuz.
   Kapıdaki güvenlik memuru pasaportlarınızı randevu sıranıza göre topluyor daha sonra güvenlik şeridinden içeri giriyorsunuz.
   Sıranız geldiğinde bazı evrakları pasaport resim ödeme dekontunu sorumlu memura teslim ediyorsunuz ve sıra numaranızı alıyorsunuz.
   Ve artık içerdesiniz sırtınız bankolara dönüp bekleme salonunda oturuyorsunuz.Numaranız yanınca parmak izi veriyorsunuz önce sol 4 parmak sonra sağ 4 parmak ve en son baş parmaklar.Bu işlemide tamamladıktan sonra aynı sıra numarası ile beklemeye devam ediyorsunuz.
   İşte sıra bize geldi numaramız yandı
soruları diyalog şeklinde yazıcam bu arada ingilizce bilmemize rağmen görüşmeyi türkçe olarak yaptık.
M: Merhaba
B: Merhaba
M: Seyahat amacınız?
B:Tatil
M:Nereye gidiceksiniz?
B:New york
M:Neden New york?
B:Hareketli bir şehir görmek istediğimiz bir çok yer var eğlenceli olucağını düşünüyoruz
M:Ne zaman evlendiniz nerde tanıştınız ?Oturduğunuz ev kendinizin mi? Sizinle aynı evde yaşıyan başka kimse var mı? New yorkta ne kadar kalıcaksınız?
B: 10 gün
M:Kaç gün yıllık izniniz var?
B:15 gün
evraklardan sadece maaş bordurosu ve işe giriş bildirgesini görmek istedi
bu olumlu geçen görüşmeden sonra vizeniz onaylandı UPS masasına adresinizi bildiriniz dediler
Hemen salonun yanında olan masaya sıra numaramızı ve adresimizi bildirdik tam 4 gün sonra üzerin de 2022 ye kadar geçerli olan vizelerimiz elimizdeydi.
Şimdi yıllık iznimizi beklerken geziceğimiz yerlerin araştırmasını yapıyoruz.
umarım sizlerinde sorunsuz geçen vize görüşmeniz olur.

AMERİKA SEYAHATİ

  Evet Amerika  2012 deki tatil planı içindesin öncelikle vize almalıydık turist vizesi için(göçmen olmayan vize) gerekli evrakları 1 hafta gibi kısa bir sürede hazırladıktan sonra 17/01/2012 de vize başvurusu için Ankaradaydık muhteşem geçen 2 gün için dostlarımız İpek ve Berkana tekrar teşekür etmek isteriz.
  Öncelikli hazırladığımız vize evraklarından bahsetmek istiyorum:
  • 2 adet son 6 ay içerisinde çekilmiş 5*5 arka  fonu beyaz yüzde gülümseme olmayan bir vesikalık(eğer Antalya da yaşıyorsanız Selakler Çarşısındaki Dilek Colour ) bu konuda oldulça başarılı
  • internetten doldurmuş kesinlikle doğru bilgilerin yer aldığı ve imzalanmış DS160 formu bu form ocak ayı sonu itibari ile türkçeye de tercüme edilmiş olucak bilgilerinize
  • En az 6 ay geçerli pasaport
  • Kendi el yazınız ile yazılmış seyahat dilekçesi
  • İşletmeniz tarafından verilmiş izin belgeniz
  • İşyeri imza sirkuleri ,faaliyet belgesi, şirketin sicil gazetesi ,vergi levhası bunları çalıştığınız firmanın muhasebe departmanında temin edebilirsiniz
  • Son 3 aylık maaş bordurosu ve işe giriş bildirgesi bu evraklar içinde personel müdürlüğünüzle irtibata geçebilirsiniz
  • Hesap cüzdanınız ve kredi kartlarınızın fotokopileri 
  • Otel ve uçak rezervasyonu çıktıları
tüm bu evrakları hazıladıktan sonra

    Vize Bilgi Servisini 0212-340-4444 numaralı telefondan arayarak 20 Amerikan Doları veya karşılığı Türk parasını kredi kartınızla ödeyerek randevu alabilirsiniz.
Aynı hanede yaşayan en fazla 5 kişiye kadar aynı randevu numarasını kullanabilirsiniz.

    Göçmen olmayan vize alabilmek için vize ücretini herhangi bir Türk Ekonomi Bankası'na (TEB) şubesine yatırabilirsiniz. Banka, bu ödemeniz karşılığında size bir dekont verecektir. Bu dekontu başvuru evraklarınıza eklemeniz gerekmektedir. 


Kaynak
AMERİKAN BÜYÜKELÇİLİĞİ ANKARA
Atatürk Bulvarı 110
Kavaklıdere, 06100 Ankara - Türkiye
Telefon: (90-312) 455-5555
Faks: (90-312) 467-0019
e-posta: webmasterankara@state.gov


Göçmen Olmayan Vize Başvuruları (B1/B2, C/D, F1/F2, M1/M2, I, J1/J2)  

Turizm ve iş amaçlı ziyaretçiler, transit yolcular, mürettebat, öğrenciler, basın mensupları, değişim programı kapsamındaki ziyaretciler
140$

26 Aralık 2011 Pazartesi

Şemsin ölmeden önce mendiline Mevlana için yazdığı son not

Başımı kesip kör kuyuya atsalar...
Şah damarımdan oluk oluk kan akıtsalar...
Dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar...
Yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar...
Kırmazdı acılar beni yorardı belki teni.
Özümsün özümle ararım Mevlana'm seni.
Yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim.
Görki aşk için ölmek ne demekmiş.